KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİĞİN SEBEPLERİ VE TEDAVİSİ

KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİĞİN SEBEPLERİ VE TEDAVİSİ

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik

Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları; cinsel istek azlığı, cinsel tiksinti bozukluğu, uyarılma ve orgazm bozukluğu, vajinismus ve ağrılı cinsel birleşme sorunlarından oluşur. Yapılan çalışmalara göre cinsel isteksizlik ya da cinsel istek azlığı toplumda en yaygın görülen sorunlardan biridir. Görülme sıklığı çeşitli toplum ve kültürlere göre de değişkenlik gösterir. Özellikle bizim gibi muhafazakar toplumlarda cinselliğin bir tabu olarak görülmesi, okullarda cinselliğe dair bir eğitimin olmayışı ve bekarete oldukça önem verilmesi kadınlarda vajinismus ve cinsel istek azlığının yaygınlaşmasına sebep olabilmektedir.

Cinsel İsteksizlik Neden Olur?

Cinsel isteksizliğin hem fizyolojik yani bedensel hem de psikolojik nedenleri olabilir. Kimi zaman ilaç kullanımı gibi organik nedenlere dayalı olabilir. Ancak organik bir nedeni dahi olsa, bir süre sonra psikolojik etkenler de eşlik etmeye başlayabilir.

Diyabet, hipertansiyon gibi hastalıklar ile depresyon, anksiyete bozuklukları gibi psikiyatrik hastalıklar cinsel isteksizliğin başlıca sebeplerindendir. Gebelik, yaşlılık ve menopoz dönemlerinde ise kadınların geçirdiği biyolojik, psikolojik ve hormonal değişiklikler cinsel isteksizliğe sebep olabilmektedir.

En temel nedeni ise cinsellikle ilgili yanlış inanışlar yani cinsel mitlerdir. Bunlara örnek olarak cinsel eylemi genellikle erkeğin başlatması gerektiğine inanmak, kadının cinselliği bir görev olarak görmesi gerektiği inancı, mastürbasyonun zararlı olduğu ya da sevişmeyi başlatan kadının toplum tarafından ahlaksız olarak nitelendirilmesi verilebilir. Cinselliğin konuşulmadığı ve kadının baskılandığı bir toplumda kadınlar, cinselliğe dair yanlış ve abartılı bilgiler edinerek performans kaygısı yaşayabilirler. Orgazma dair de yanlış inanışlar mevcuttur. Cinsel hazzın doruk noktasına çıktığı orgazm evresi, kadında vajina etrafındaki kasların kasılması ile karakterizedir. Ancak birçok kadın, cinsel eylemlerde bulunmasının veya eşine/partnerine cinsel isteğini belli etmesinin hoş karşılanmadığı inancıyla orgazm konusunda da problem yaşamaktadır. Cinsel ilişkiden yeterince doyum alamaması sonucunda da cinsel isteksizlik oluşabilmektedir.

Aynı zamanda eşler arasındaki uyumsuzluk, birbirleriyle paylaşımda bulunamamaları, cinsel ilişkiden beklentilerini ifade edememeleri ve beraberinde gelen iletişimsizlik de çiftlerin cinsel yaşamını olumsuz etkilemektedir. Kadının bedenine dair olumsuz algılarının varlığı ve özellikle cinsel organlarını beğenmeyişi de istek kaybına yol açmaktadır.

Kadınlarda Cinsel İsteksizliğin Tedavisinde Neler Yapılır?

Kadınlarda cinsel isteksizlik problemi, partneriyle olan uyumuyla alakalı olabildiği için öncelikle çift uyumuna bakılır. Bu sebeple seanslara çift olarak gelmeleri istenmektedir. Çünkü buradaki duygu yoğunlukları, öfkenin dışa vurulamayışı, üzüntünün veya mutlulukların, güzel anların paylaşılamaması aynı şekilde cinsel paylaşımın da eksikliğine sebebiyet vermektedir. Dolayısıyla çift terapisi uygun görülmektedir. Ancak bunların yanı sıra, kişinin geçmişte yaşadığı travmalar veya travmaları şu anda tetikleyen durumlarla ilgili algıları da önemli olabileceğinden “Bilişsel Davranışçı Terapi” önerilmektedir. Yani buradaki duygu, düşünce ve davranış örüntüleri çalışılmaktadır. Genellikle cinsel problemler hem neden hem de sonuç yani her ikisi de olabilmektedir. Kısır bir döngü halinde bu cinsel problemler ileride çift uyumunu da etkileyecektir veya çift uyumu da cinsel problemleri etkileyebilmektedir. Konu hakkında yapılan araştırmalar bunu göstermektedir. Danışanlarımız bize geldiğinde cinsel isteksizlik problemi işin sonuç kısmı olduğu için, problemin nedenlerine odaklanılır. Yani hem bireysel hem de çift olarak çalışılmaktadır. Bireysel terapilere baktığımızda daha önce de bahsedildiği gibi bilişsel davranışçı terapinin yanı sıra eğer geçmişte travmatik unsurlar veya bilinçaltında oluşan olumsuz düşünceler (negatif kognisyonlar) var ise EMDR (Eye Movement Desensitizations and Reprocessing) terapisi de çalışılmaktadır. Özellikle bilişsel noktada cinsel mitler çok önemlidir.

Cinsel problem yaşayan kişiler, çiftler bu problemleri nedeniyle çekinebilir veya destek almanın bir faydası olmayacağını düşünebilirler ancak cinsel problemler noktasında uygulanan psikolojik destek oldukça önemli ve çözüme götürebilen bir süreçtir. Destek almaktan çekinmeyin.

 

M.Berk KARAOĞLU

Psikolog-Aile Danışmanı-Cinsel Terapist

İZMİR TERAPİ ve DANIŞMANLIK MERKEZİ


Geri
Eskişehir Web Tasarım